Sayfalar

3 Ocak 2013 Perşembe

Sosyal Medya'nın Dayanılmaz Hafifliği



Sosyal Medya artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası, pek çok fırsatı içinde bulundurduğu gibi, Hasan Kara'nın sıklıkla belirttiği gibi bazı riskleri de taşıyor. Gangnam Style gibi bir sosyal medya fenomeni olmakla, kendimizi pek çok tehlikeye açık hale getirmek arasında çok ince bir çizgi bulunuyor ve çoğu zaman hangisinin başımıza geleceğini tahmin etmek, iyinin ne kadar alkış, kötünün ne kadar tepki alacağını ayırt etmek ve iyinin ya da kötünün ne zaman başa geleceğini bilmek oldukça zor. Yukarıdaki video aslında kendimizle ilgili ne kadar çok ipucunu sosyal medyada paylaştığımızı ve bunu ne kadar az farkında olduğumuzu gözler önüne seriyor.

Sosyal Medya sanırım tüm bu riskleri içinde barındırmasına rağmen artık bizim için bir yaşam biçimi; konuşmak, telefonlaşmak, mesajlaşmak gibi bir iletişim şekli olarak hayatımıza iyice yerleşiyor. Artık olmazsa olmaz bir parçası, içinde olmazsak olmaz bir yaşam formu. Hasan Kara bile artık tweet atıyorsa, Sosyal Medya'nın dayanılmaz hafifliği hepimizi sarıyor, hepimize hayata dair bir şeyler vaat ediyor anlamına gelmekte.


27 Aralık 2012 Perşembe

En Kıymetli Hazinem

Geçenlerde bir arkadaşım güzel bir yazı paylaştı blog sayfasında, adı "Hemen mi öleceğim?". İki çocuklu bir evin küçüğü olarak çok şanslıydım, canım ablam bana kardeşlik duygusunu öyle derinden hissettirdi, öyle yakın bir ilişki kurduk ki onunla, sanırım bu yazı bana bu duyguyu çok iyi bildiğim için bu kadar anlamlı geldi.

Ve canım ablamla kurduğum bu bağ, ablamın kızı olup teyze olduğumda, ve daha sonra oğlum doğup anne olduğumda aynı sorgusuz sualsiz beni kendine bağlayan bağ ile hep aynı duyguyu taşıdı hayatıma. Sanırım bu duyguyu anlayabilmek için bu yazıya bir göz atmak lazım: Hemen mi öleceğim?

Ve tüm bu ailevi bağlar benim kıymetli hazinem...

21 Aralık 2012 Cuma

Toplum Gönüllüleri İnternet'i Keşf@'iyor


Toplum Gönüllüleri Vakfı, Google Türkiye ve İnternet Geliştirme Kurulu, Keşf@ Bilinçli Internet Hareketi projesi ile gençleri dijital okur yazarlık konusunda güçlendirmek için çalışmalara başladı. Pilot uygulaması İskenderun, Gaziantep, Bursa ve Sakarya'da başlayan proje kapsamında 24 "web gezgini" üniversite öğrencisi uzmanlardan bir hafta boyunca eğitim aldı. Bu gençler kendi şehirlerine dönerek 13-15 yaş arasındaki gençlere bu eğitimleri aktaracaklar.

Gençler internet dinamikleri, internetteki fırsat ve tehditler, internetteki güvenlik mekanizmaları, doğru bilgiye ulaşma yolları gibi konularda eğitim aldılar ve bu eğitim kapsamında 2000 gence ulaşılması beklenmekte.

Kaynak: Radikal



14 Aralık 2012 Cuma

Obama'nın gözyaşları

Aslında bu yazım Eurovison ile ilgili olacaktı, bu kadar önem verilen bu Avrupalılık yarışının nasıl da bir anda bir kenara atıldığından, bunun Avrupa Birliği ile olan politik bağlantısından bahseden bir yazı yazmayı planlıyordum. Ta ki Amerika'da 20'den fazla çocuğun öldüğü bir diğer okul saldırısı haberini izleyene kadar.

Bu haber o kadar acı ki, aslında bunu yazamayacağımı düşünüp tekrar Eurovision'dan bahsetmek bir an çok daha kolay geldi, ama en son televizyonda Obama'nın göz yaşları ile yaptığı açıklamayı izlerken bu haber kaçamayacağım kadar ağırlaştı ve ellerimin ucuna düştü.

Belki 24 yaşındaki bu saldırgan yaşları sadece 5 olan çocukaları öldürmüş olmasaydı, belki çocuklar kendi annesinin öğrencileri olmasaydı, ve ilk ateş ettiği kişi annesi olmasaydı, bu kadar ağır gelmeyecekti bu haber, ama asıl ağır gelen o okula doğru giden anne-babaların yavrularının ismi okunduğunda ne hissetiğine empati duyduğunuz an oluyor.

Evet, Obama göz yaşları ile söyledi, bu çocukların artık doğum günleri, mezuniyetleri ve her geçen gün daha büyük başarıları olamayacak, dünyanın öbür ucunda birileri Amerikalı olmaktan utanırken, ben de insan olmanın onuruna bir şerh koyuyorum...

7 Aralık 2012 Cuma

Dokunulabilir (Kadın) Milletvekili


Milletvekili dokunulmazlığının bile önleyemediği kadına karşı şiddet... Pek fazla söylenebilecek bir şey yok.

Yaşamı Öğreten Kadın(lar)

Dünyanın her yerinde kadınlar, yaşamı öğretir, can vermek için, korumak için, önce çocukları(nı) sonra tanıyıp bildikleri her şeyi... Ve kadınlar herkese her yerde yaşamı öğretir, ölüm savaşlarla, katliamlarla, politikalarla insanlığı yok ederken... Ve bu da benim aynamdan yansıyan bir kadın, yaşamı öğreten... Rafeef Ziadeh, konuştuğu dilleri ne kadar mükemmelleştirse de, ölümü anlatan hikayeleri hep biraz eksik, ama Gazze'de büyümüş bir çocuk olarak tüm çabası yaşamı öğretmek, ölümü genç yaşta öğrenmiş, ciğerlerine çekmiş bir çocuk olarak.